İndigolar ve 11-19-22 Sayıları

11-19-22 Sayıları

Genellemek gerekirse, ülkemiz insanlarının yüzde 60 gibi bir çoğunluğunun bir ila dokuz arasındaki normal kulvarlarda, yüzde 20 civarının inisiyasyon kapısı eşiğine gelip çıraklığa başlayan 11’ler kulvarında (özellikle 1980 sonrası doğumlu indigo akınındaki yeni çocuklarda görülür), kalan yüzde yirmisinin ise kapıdan geçmiş olup kalfalık mertebesindeki 19’lar kulvarından tekamüllerine devam ettiğini söyleyebiliriz. 22’ler ise nüfusun 10 binde biri ile 20 binde biri civarında çok nadir olarak gözüküp ustalıkları manevi boyuttan daha çok madde alemini kapsamaktadır, yani dünyayı daha ruhsal bir yer yapmak için gerekli altyapıyı sağlamaya gelmişlerdir. 11 ile beraber evrene açılan varlık çıraklık seviyesinde, “Yukarısı nasılsa aşağısı da öyledir,” diyen Hermetik yasayı izleyerek, 19’a geldiğinde yukarısını anlamış olur ve kendini de yukarıya benzetir. 22’de ise aşağısını da yukarısına benzetme güdüsü bulunur. 1 ile 9 arasındaki bölgede bir hiyerarşi ve üstünlük bulunmazken, 11’den itibaren üstünlük söz konusudur; ancak her üst kulvar alttan gelenlere hizmetle yükümlüdür.

Kimi filozof, kimi şair, kimi yazar, kimi derviş, kimi sahtekar, kimi sapkın, kimi ermiş, kimi veli, kimi berduş, kimi meczup, kimi bilim adamı, kimi mucit, kimi sanatçı kimi müzisyen, kimi ressam, kimi mimar, kimi siyasetçi, kimi kahin, kimi hazret, kimi deli, kimi lider, kimi zorba, farklı zamanlarda farklı karakterlerle birer kuyrukluyıldız misali dünyamızı ziyaret eden bu varlıkların ortak yönü nedir?

Bu kişilerin ortak yönü dünyayı değiştirmeye duydukları şaşmaz bir idealizmdir. Faşistinden komünistine, hümanistinden zalimine kadar ödün vermedikleri tek husus, inandıkları dava uğruna müthiş bir irade gücüyle insanüstü çaba göstermektir. Evet, bu ruhların hepsi uzaydan transfer galaktik kökenli indigo varlıklardır. Duruşlarından yürüyüşlerine, gülüşlerinden öfkelerine kadar bariz olan etkileyici karizmaları enerji bedenlerinden (auralarından) taşmaktadır. Liyakat sahibi olarak getirdikleri bu güçlerini insanları hayra veya şerre yönlendirmek üzere etkin biçimde kullanır ve kitleleri arkalarından sürüklerler. Geçmişte onları çok sevdik, hayran olduk, nefret ettik lakin asla kayıtsız kalamadık. Onlar her daim dünyanın lokomotifiydiler, evrensel uygarlığa mezun oluşumuzda Kova Çağı’na geçiş (kıyamet) boyunca da hep öyle olacaklar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir