Numeroloji Nedir?

Numeroloji eski uygarlıklardan bize aktarılan kadim bir kendini bilme ve yaşama sanatı rehberidir, yani hayatın, evrenin ve bedenimizin kullanma kılavuzudur. Yaratılış ses ile meydana geldiğinden dolayı ruh varlıkları doğmadan önceki ahret boyutunda, harfleri ve sayıları kendilerine bir karakter kompozisyonu oluşturmak üzere kişisel ezgisinin notaları olarak kullanırlar. Harfler önceki hayatlardan getirilen fıtrat özelliklerine işaret eder. Yani isim ve soyismimizin harfleri bir nevi liyakat nişanı veya gazilik madalyası misali göğsümüzde taşıdığımız evrensel antenlerdir. Bu antenler sayesinde gezegenlerin enerjilerini kendi bünyemize dahil ederiz. Harfler ses gücüyle hareket eden titreşim araçları olduğundan eksik bir harfin kazanılması ancak gerekli dersin uygulamasının bir veya birkaç ömür sürmesiyle mümkündür. Doğum tarihimizdeki sayılar ise bu hayatta gerçekleştirilmesi hedeflenen unsurlara işaret eder. Bu sayıların bütünü eksik harflerin kazanılması yönünde kendimize koyduğumuz görevler ve sınavlar konusunda bizlere belirli bir yol haritası oluşturur.

Bizler ruh varlığı iken kaba hatlarıyla yaşam planımızı rehberlerimizin danışmanlığında hazırlarız. Önceki hayatlarda eksik kalan yönlerimizi geliştirmeyi gözeterek, işbirliğiyle oluşturulan bu planın illa bire bir yaşanması söz konusu değildir. Daha sonra bu kontrata ve role onay verip tekamül etmek üzere dünyaya enkarne oluruz, yani bedenleniriz. Elbette bu arada bütün bu yol haritasını unutup kendimizi aramaya başladığımız andan itibaren, “Niye bunlar benim başıma geliyor?” diye şikayete başlarız. Özetlemek gerekirse, ruh varlığı doğmadan önce doğacağı yeri, zamanı, ailesini ve ismini kendi inisiyatifi ve rızası ile seçer.

Bu noktada “Kader” kavramına da doğru bir açıdan bakmak gerekir. İçinde bizim seçimlerimizi belirleyici kabul eden daha interaktif bir senaryonun, ruh varlığının kendisi tarafından holistik bir bakış açısıyla hazırlandığını düşünürsek ve ötealem boyutunda şuurumuzun daha geniş ve açık olduğunu hesaba katarsak, yapmış olduğumuz planın karakterimizi oluşturduğunu anlarız. Karakterimizin de kaderimizi yönlendirdiğini kabul edersek, hem doğmadan önce rehberler tarafından önümüze sunulan menüden seçim ve özgür irade imkanının kaybolmadığını, hem de hayatta başımıza gelen olaylara verdiğimiz tepkilerin sonucunda artacak veya azalacak olan kısmet ve çilemizin miktarının kişinin bizzat kendisi tarafından belirlediğini görürüz.

Kadim bir ilim olan Numerolojiyi kullanarak hayatımıza kendimizi uydurmaya çalışırken uyumsuz notaları çalmak yerine uyumlu olanları tercih etmeliyiz. Örneğin, oturma odasında duran piyano pek çok ses ve tonlama çıkartabilir. Eğer onu nasıl çalacağımızı bilmiyorsak, büyük olasılıkla onu çalmayı bilen birisi gelene kadar sessiz kalacaktır; herhangi bir eğitimimiz olmadan çalmaya kalkmamız halinde ise bu deneme kulaklar ve sinirler için bir felaket olacaktır.

Neden melodileri oluşturanları öğrenmeye çalışmayalım?

Hepimiz uyum ve uyumsuzluklar konusunda eşit yeteneklere sahibiz ancak enstrümanlardan farklı olarak sessiz ve ifadesiz kalmak istemeyiz. Kozmik Orkestrada yerimizi almalıyız. Eğer yaşamın tam anlamını bulacaksak iç benliğimizden melodileri çıkartmanın yolunu öğrenmeliyiz. Bunun ipuçları çevremizdedir. Yeterince dikkat edersek duyumsayıp hissettiğimiz şeyi, titreşimleri, keşfederiz. Dünya hızlı bir devinim içindedir. Gerçekten de ünlü bilim insanlarımız titreşimin her haftada bir saat artış gösterdiğini tesbit etmişlerdir. Tökezlemek istemiyorsak bizim de eşit bir hızla titreşmemiz gerekmektedir ve bunu yapmanın yegane yolu titreşimlerin arasında yerimizi almak ve her birimize bireysel bir şekilde ait olan hızla yol alarak titreşimlerle “beraber olmaktır, onların karşısında olmamalıyız.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir